Soğuk Lodos hakkında

İstanbul’dan Paris’e, Moskova’dan Çanakkale’ye doğru esen Soğuk Lodos, beni bir taraftan dev şirketlerin amansız mücadelesine, diğer taraftan insanların birbirleriyle ve geçmişleriyle olan hesaplaşmalarına doğru savurdu. Akademik kariyerim ve iş hayatımdaki başarılar ile mutlu mesut yaşarken, bir anda kendimi polisin, mafyanın, katillerin, casusların, rüşvetlerin, büyük paraların, sahtekar duyguların ve entrikaların karıştığı bir maceranın baş kahramanı olarak buldum. Üstelik unutmaya çalıştığım geçmişimin sırları da bu maceranın bir parçası olarak gelip yakama yapıştı. Yaşadığımız her şeyin bugün, şu anda bizimle yol aldığına, bizi oluşturan bütünün bir parçası olduğuna şahit oldum. Ve öğrendim ki geçmiş asla geride bırakılan değilmiş.

Soğuk Lodos Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde öğretim görevlisi kimliğinin yanında büyük bir yatırım firmasında danışman olarak görev alan Bora’nın gizemli hikâyesini anlatıyor. Son derece sıradan bir akşam gelen beklenmedik bir telefonla Bora’nın hayatının akışı değişir. On beş sene önce yaşadığı ve büyük bir sır olarak içinde taşıdığı gerçek belli ki aydınlanmıştır.

Bora bir yandan peşindeki belayı anlamaya, diğer yandan da keyifle sürdürdüğü hayatını korumaya çalışır. Bu sır, ayrıca Bora’nın firmasının da katıldığı bir arazi ihalesinin tam ortasında kendini gösterir ve ihale taraflarınca kullanılmak istenir. İhalenin konusu olan Çanakkale’deki sıradan arazinin, aslında maddi olarak çok büyük bir rezerv barındırdığı bilgisi sessiz ve gizemli bir gürültüyle ortaya çıkar. Herkes bu bilginin gerçekliğini sorgulamakta ve bu durumun olası getirilerini kendi tarafına çekmeye çalışmaktadır. Böylelikle bu arazinin etrafında büyük bir savaş başlar. Mafya, polis, devlet, dış güçler, çakallar, şantajcılar bu savaşın içindedir. Bora kendisini her uç duyguyu yaşadığı rant, kavga, tehdit, belirsizlik, entrika, intikam dolu bir koşuşturmada bulur. Bir yandan da üniversitedeki hoca hayatına devam eder. Ancak tüm bu koşuşturmanın içinde başka hiçbir derdi yokmuş gibi çok güzel ama esrarlı bir kız kalbinin ritmini artırmaya başlamıştır. Ancak karşısındaki kız soru işaretleri barındırmaktadır.

Üç senedir kaçak bir hayat süren Mehmet büyük bir kumar vurgunu yapmıştır. Kendisine ikinci bir hayat kuracakken sevgilisinin nedensizce katledilmesi onu yeni bir yaşama iter. Bora’nın kaderi, mafyadan ve yaşadığı büyük acılardan kaçan Mehmet ile oldukça dramatik bir şekilde kesişir. Bu birliktelik alengirli gelişmelere neden olur.

Gerilim dolu ilginç olayların ve karmaşık duyguların iç içe geçtiği hikâye, hiç beklenmedik yerlere sürüklenir ve kimsenin hesaplayamadığı bir şekilde son bulur. Veya tam olarak son bulmaz…